Televizyon ve radyolarda farklı içerikle ve farklı formatta pek çok program vardır.  Yıllarca yazılı basında çalıştıktan sonra, 1990’dan sonra farklı yayın kuruluşlarında bunların çoğunda 30 yıla yakın bir süredir sunucu, editör, prodüktör olarak görev almış biri sıfatı ile bu konuda bir iki kelâm etmeye (naçizane) yetkin sayarım kendimi.

Son yıllarda, “Cesur, agresif (ille de olumsuz anlamda agresifliği kast etmiyorum” bir üslupla sunulan programların sayısında bir artış gözlemlenmekte. Kimi ana akımda, kimi de daha “niche” sayılabilecek medyada ve tabii ki son zamanlarda çoğalan internet üzerinden yayın yapan (çoğu kişisel) yayınlarda bunu görmek mümkün.

Başlıca iki nedeni var bunun.

  1. Rekabetin çok yoğun olduğu bir sektörde sıradan, “sade suya tirit” ya da amiyane tabirle “mıy mıy mıy” yayıncılığın fazla izleyici çekmeyeceği saiki ile, farklı bir tarz arayışı.

  1. Siyasi içerikli programlarda daha fazla ses getirmek, daha “sıkı” propaganda yapabilmek, ya da kimi zaman “kışkırtıcı” bir üslupla yeni tartışmalar yaratmak.

Her iki nedeni de “mübah” görürüm. Çünkü özgür yayıncılıktan, insanların ve kurumlarını ellerinin kollarının bağlı olmadığı bir medya yayıncılık ortamından yana olmak bunu gerektirir. Eskiden “TRT üslubu, TRT yüzü dediğimiz”  resmi-devlet ağırlığı olan-sakin, ağır başlı üslup da bir seçimdir. Ama herkes bu seçimi yapmak zorunda da değildir. 

Buraya kadar tamam.

Ama, “canlı-agresif-dikkat çeken-heyecanlı-sivri dilli” yayın yapmak, diğer seçenekten daha zordur. Öyle, herkesin altından kalkabileceği bir şey değildir. Hele ki, canlı yayın yapıyorsanız, ağzınızdan dökülüverecek bir cümle, TV ekranında yapacağınız bir jest ya da suratınıza oturuverecek bir küçük mimik bile, bir anda memleketi ayağa kaldırabilir.

Geçmişte pek çok örneği var. Tek tek girmeyeceğim bu örneklere. Ama, bu alanda bardağı taşıran son damla, belki de “Ciddi bir Alarm Düdüğü/Sireni” niteliğindeki olay, Akit-TV adlı saldırgan yayınları ile ünlü yayın organında sunucunun kullandığı ifadelerdi.

(Mealen) “Falanca filanca semtlerdeki insanların öldürülebileceği” iması taşıyan sözleri ile nefret uyandırdı, mide bulandırdı, tepki çekti. Sonra da kurumu tarafından “istifa ettirildi”. Bana sorarsanız “kaza” filan değildi bu hareket. Uzun süredir pek çok kanalda pek çok yazılı ve elektronik yayın organında pek çok örneklerine rastlanmıştı. Kadına çocuklara, aydınlara, düşüncesi farklı olanlara ve genellikle “azınlıklara” yönelik nefret söylemi, yönetenlerin de “gizli-açık” desteği, yargı kurumlarının ve RTÜK’ün göz yumması  ile son yıllarda gemi azıya almıştı zaten.

Bu pis ağızlı saldırganın kullandığı ifadeler, bizzat “Ölüm” içerdiğinden daha çok dikkat çekti, o kadar.

Yayın kuruluşları için bir “Alarm sinyali” olarak değerlendirilmesini  diliyorum.  Bu satırların yazarı olarak, ben de her gün bir radyo kanalında (RS FM – Sputnik Radyo)  “sıradan sayılmayacak” bir üslupla bir program yapıyorum. Sadece haber ve bilgi vermiyor, yorum da yapıyorum. Kimi zaman birilerini kızdıracak, gücendirecek, alaycı, ironik, sarkastik, zaman zaman “agresif” sayılabilecek bir üslup kullanıyorum.

Ama 4 önemli kıstasım var, yayıncılık ahlakı, etiği ve kuralları gereği uymam gereken:

  1. Hukukun yasaların çerçevesinde kalmak,
  2. Her ne kadar “esnek ve yuvarlak” bir tanımlama sayılsa da “genel ahlak ve edep kuralları” çerçevesinin dışına taşmamak.
  3. Kişisel-kitlesel husumetlere yol açmamak,
  4. Gazetecilik etiğinden asla ve kat’a şaşmamak.

Bunları yaptığınız zaman, söylediğiniz şeyler insanları kızdırsa, gücendirse, öfkelendirse, rahatsız etse (ki gazeteci rahatsız edebilir-çoğu zaman da etmelidir) de, “mübah” sayılacak bir çerçevenin içindesiniz demektir.

Bunun için de “donanım, insani temel ahlak ve gazeteciliği-yayıncılığı özümsemiş olmak” gerektir.

Demem o deme ki, “Sokaktan geçenin, mikrofon başına kamera önüne oturtulması” ile, sırf birilerine “ateş ettirilmek için şarlatanların tetikçi olarak kullanılacağı” bir iş değildir yayıncılık. Dikkat edilmezse, yangın çıkarır, patlama yaratır, infial yaratır. Kısacası toplumsal huzuru bozabilir.

Benden söylemesi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.