İstanbullu, belki de biraz İzmirli arkadaşlarım, başka başka kentlerde tanıştığım, okuduğum diğer arkadaşlarım biraz gönül koyacak ama yine de bu kenti sevdiğimi söyleyerek başlamak isterim bu ilk yazıya.

Geçen günlerden birisinde, “Eskiden Ankara’yı daha mı çok severdim ?” diye bir soru geldi aklıma!

 İtiraf etmek de biraz zorlansam da galiba eski Ankara’yı hâlâ daha çok seviyorum.

O Ankara, gençlik yıllarımdı.  Bir bölüm ortaokul ve lise yıllarım ile birlikte Yüksekokul ve üniversite hayatımdı.

Günün imkânsızlıkları içinde olsa bile Ankara, ben o yıllarda hiç Avrupa görmemişken bile ancak filmlerde gördüğüm bir Avrupa şehrinde yaşıyormuşum gibi hissettiren bir kentti.

Belki bir Paris, belki bir Londra, belki bir Berlin ve Roma değildi ama benim için benim başkentimdi.

Memur çocuklarının yazgısıdır bir kente ait olamamak. O yılların Ankara’sında babaları veya anneleri memur olan çocuklar bir gider, bir gelirlerdi.  Anadolu’nun birçok kenti gereksiz tayinlerle dolaşılır, babaların görev ve sürgün süreleri doldurulur ve Ankara’ya geri dönülürdü. En azından benim ailem için bu böyleydi.  Ankara’dan her gidişimde ve yeniden Ankara’ya her gelişimde, sanki başka bir kentle karşılaşıyor gibi olmak çok sevindirirdi beni.

Yine de bugünkü yazının ilk cümlesine “Bu Ankara” diye başlamam, bugün bile Ankara’yı seviyor olmamdan kaynaklanıyor galiba.

Bu kenti, yani Ankara’yı sevme nedenlerimden en önemlisi “Sanata Yakınlık…”

Bütün yazım kurallarını es geçerek tırnak işareti içine almam ve kalın harflerle belirtmem af ‘ola ama çok önemli bir neden bu.

 Sanata yakınlık.

Sanat halkın ve izleyenlerin ulaşabileceği bir yakınlıkta olmalıdır diye düşünenlerdendim. Gidenleri pek yermiyorum, ama bu nedenle birkaç yıldır İstanbul’daki kitap fuarından uzak duruyorum. Burada nedenlerini uzun uzun anlatıp vaktinizi çalmak istemem lakin bu konuda söyleyeceğim tek şey, herhangi bir kitaba ve yazara ulaşmak bu kadar zor, bu kadar yorucu olmamalı. Bir sergiye, bir konsere gitmek için bile üç saat harcamak yoruyor beni.

Ankaralılar bu nedenle şanslılar. Eviniz veya ofisiniz nerede olursa olsun Kızılay’a geldikten sonra sanata, kitaba, konsere, gösteriye veya fuara ulaşabilmek için harcayacağınız zaman ya birkaç adımdır ya da bilemediniz on dakikadır.

Bugünlerde Ankara tatlı bir telaş içerisinde. 12. Ankara Kitap Fuarı açılıyor çünkü. Sabah 10.00’dan akşam 20.00’ye kadar açık olacak fuar. Yüzlerce yazar, yüzlerce etkinlik, imza ve ucuz kitap. Kaçırmayın derim. Dedim ya Ankara, İstanbul’a hiç benzemez diye. Kızılay’dan binin Koru Metrosu’na beş dakika sonra fuardasınız. Binin dolmuşa 10 dakika sonra oradasınız.

Zamanınızı kendinize harcayın, kitaplar arasında dolaşın derim.

Benim buradan yazmama gerek yok gidenler zaten bütün programı kapılardan alacaklar. Ancak bir hatırlatmada bulunmayı kendime görev sayarım. Lütfen kitap fuarına çocuklarınızla gidin. Kitapların dünyasında yaşasınlar. Dokunsunlar, sevsinler onları. Çünkü bugün o fuarlara giden çocukların arasından çıkacak yeni yeni yazarlarımız.

Bugün 14 Şubat Dünya Öykü Günü. Örneğin Ankara’da ODTÜ Kültür Kongre Merkezi’nde 14.30’da bir toplantı var. Kızılay’dan binin dolmuşa 15 dakika sonra bu etkinliğinin içinde bulun kendinizi.

Bu yılın bildirisini ünlü öykücü Feyza Hepçilingirler kaleme aldı.

Süreyya Köle,”Yaşamın Çelme Taktığı Öykü”, Arzu Eylem “ İyi Öykü Olmak Zor”, Fulya Bayraktar “Öykülerden Öykü Beğenmek/ Edebiyat Dergileri”, M.Sadık Aslankara “Öyküyü Yazdırıp Uçurmak, Öykücüyü Eleştirip Ürkütmek” başlıklı sunumlarıyla ve Derya Derya Yılmaz da öyküsüyle panelde yer alacak.

Ayrıca bu hafta 17 Şubat Cumartesi Mülkiyeliler Birliği’nde saat 16.00 da “Bir ömür ki Ahmet Telli” söyleşisi var.

18 Şubat 2018’de saat 19’da Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nda Mine Söğüt’ün söyleşisi ve imza günü olacak.

Bugünkü yazı biraz Ankara yazısı oldu ama ne yapalım. Ben de burada yaşıyorum. Sanat günlerinde Ankara’da, yaz aylarında da Ayvalık’ta.

Bugünlük bu kadar. Sık sık bir arada olacağız artık. Belki karşılaşırız o etkinliklerde. Ben orada olacağım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cahide yormaz öz 2018-02-15 18:31:37

Doğma büyüme Ankaralıyım. Cebeci Ortaokul, Ankara Kız Lisesi DTCF Fakültesi MTA da görev ve erken emeklilik . 27 senedir İstanbuldayım Ankara hep özlediğim şehirdir. 6 yayınlanmış kitabım var Burada CKM ve Haydarpaşa Kitap Fuarlarına katıldım ama çok yorucu. Ankara da olup fuara katılmayı çok isterdim. Sevgiler.

Avatar
Mediha üNVER 2018-02-14 15:47:40

Kutluyorum Alican Bey. Severek okudum ve bilgilendim.