'MARMARA ÖLÜR, KARADENİZ KİRLENİR'

Uzmanlar Kanal İstanbul Projesi’inin Karadeniz ve Marmara Boğazı'ndaki dengeyi alt üst edebileceğini söylüyor. Proje sonunda temiz su kaynaklarının ve sahilin yok edilmesi söz konusu. Uzmanlar, "Marmara ölebilir, Karadeniz kirlenir" değerlendirmesi yapıyorlar

'MARMARA ÖLÜR, KARADENİZ KİRLENİR'

Uzmanlar Kanal İstanbul Projesi’inin Karadeniz ve Marmara Boğazı'ndaki dengeyi alt üst edebileceğini söylüyor. Proje sonunda temiz su kaynaklarının ve sahilin yok edilmesi söz konusu. Uzmanlar, "Marmara ölebilir, Karadeniz kirlenir" değerlendirmesi yapıyorlar

17 Ocak 2018 Çarşamba 11:58
'MARMARA ÖLÜR, KARADENİZ KİRLENİR'

İlke ÖLMEZ / Haberter - Recep Tayyip Erdoğan'ın 2011 yılında "Çılgın Proje" olarak duyurduğu Kanal İstanbul Projesi hakkında uzmanlar uyarılarda bulunuyor. Bu yıl içerisinde yapım ihalesi açılacak olan proje için Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın (WWF) 2015’te yayınladığı raporda dikkat çeken tespitler yer alıyor. 

WWF Türkiye'nin hazırladığı raporda Kanal İstanbul Projesi İstanbul’un tarihinde önemli bir kırılma noktası olmaya aday gösteriliyor. Rapor özellikle Karadeniz, Boğazlar, Marmara ve Kuzey Ege gibi geniş bir coğrafyada çok boyutlu etkileri muhtemel olan projenin başlatılmasından önce çevrenin özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini söylüyor. 

Raporda, "Bundan 12 bin yıl önce bir tatlı su gölü olan Karadeniz, zamanla suların yükselmesi sonucu taşarak, Boğaz üzerinden Marmara’ya akmaya başlamıştır. İstanbul Boğazı’nın Karadeniz çıkışı Marmara çıkışından 30 santimetre daha yüksektir ve her gün yaklaşık 600 milyon metreküp su üst akıntılarla Marmara’ya doğu akarken, ters yönde ilerleyen alt akıntılar bunu dengelemektedir. Uzmanların dev bir havuza benzettiği Karadeniz’in tuzluluk oranı düşüktür. Tuna, Dinyeper, Dinyester nehirleri bu havuzu tatlı suyla dolduran, İstanbul Boğazı ise boşaltan musluklardır. Akdeniz, yazın sıcağı ve kışın rüzgarları ile sürekli su kaybeden Karadeniz'in fazla suyu boğazlardan geçerek bu su eksikliğini tamamlar. Karadeniz'i besleyen kaynakların tatlı su olmasına karşın suyundaki tuzluluk, boğazların altından ilerleyen ters yöndeki akıntılardan kaynaklanmaktadır. Böyle bir durumda İstanbul Boğazı’na paralel 25 metre derinliğinde yeni bir kanal açmak, havuza giren suyu arttırmadan ikinci bir musluk açmak anlamına gelir. Uzmanlara göre, boyutları itibariyle Boğaz’da olduğu gibi Kanal içerisinde iki yönlü bir akıntı sistemi geliştirilemeyecek ve Karadeniz’in kirli suları Marmara’ya dolacaktır. Marmara Denizi’nde bol besinli üst tabaka can çekişen alt tabakaya baskı yapacak ve oksijen hızla azalacaktır. Oksijen bitince, Kanal kapatılsa bile bir daha geri dönüş olmayacak ve oksijensizlik kimyasal dengeleri alt üst ederek, alt tabakadaki hidrojen sülfür yoğunluğunu hızla arttıracak ve sonuç olarak İstanbul lodos estiğinde dayanılmaz bir şekilde çürük yumurta kokusuna maruz kalacaktır. Zamanla Karadeniz’in de ekolojik yapısı bozulacaktır. Tuna Nehri’nin Karadeniz’i kirlettiğinden şikâyetçi olan Türkiye kendi eliyle yaptığı ikinci bir boğaz ile bu kirliliği kendi evinin içerisine, yani Marmara’ya taşınmış olacaktır. Bu durum Marmara’nın ölü bir denize dönüşmesi ile sonuçlanabilecektir"  ifadeleri yer alıyor.

Politeknik.org'da  yayınlanan raporda ise projenin Kuzey Ormanları’nda, su varlıklarında, kent ekolojisinde ve doğal yaşam alanlarında yaratacağı tahribat açıklanıyor. Rapor 11 madden oluşuyor:

Son Güncelleme: 18.01.2018 09:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.