Muhalefet partileri iktidara nefes aldırtmıyor. Hükümeti eleştiriyorlar, yaptıkları ve aldıkları kararları didik didik ediyorlar. İktidar kendisini eleştirdiği için muhalefete kötü söz söylemiyor, muhalefet de aynı üslupla yanıt vermiyor. İktidar politikalarını şeffaflık üzerine kurmuş, attığı her adımın hesabını verme zorunluluğunu hissediyor.

*/*/*

Gazeteciler, her istediğini yazıyor. Alabildiğine özgür yazıyorlar. Yazılı ve görsel medyada gazeteciler, kendi görüşlerini açık açık ifade etme şansını buluyorlar. Medya organlarında çalışan gazeteciler, gazeteciliğin evrensel etik kararlarına uyuyorlar. Hiçbir gazeteci aynı kurumda çalıştığı arkadaşını, iktidar sahibi kişinin adını kullanarak işten atılmasını istemiyor, kuyusunu kazmıyor.

*/*/*

Gazeteciler, terör örgütü üyesi diye aylarca içeride tutuklu değiller. İnsanlar görüşlerinden dolayı gözaltına alınmıyor. Edebiyatçılar, tiyatrocular, müzisyenler, ses sanatçıları istedikleri gibi üretiyorlar. Yazıyorlar, çiziyorlar. Müthiş bir hoşgörü ortamında üretimlerinde sınır tanımıyorlar. Sanatın oluşumu içinde kendi içerisinde var olması gereken itirazlarıyla düşünüyorlar, çok zengin farklılıklar yaratıyorlar.

*/*/*

Terör ve savaş nedir hiç bilmiyorlar? Herkes huzur ve barış içinde. Gül gibi geçinip gidiyorlar. Kadına şiddet ve baskı ise hiç görülmüş şey değil. Hayatın içerisinde ve paylaşımlarında kadın ve erkek eşit… İkisi de aynı haklara sahipler. Erkekler, kaba kuvvetlerini kadına karşı kullanması görülmüş şey değil.

*/*/*

İnsan sağlığına çok önem veriliyor. Sağlıkta yanlış politikalar nedeniyle işler arapsaçına dönmüyor. Her şey sağlıklı biçimde işliyor. İlaç çok ucuz. Devlet Hastanelerinde öyle saatlerce sıra beklenmiyor. İnsanlar, boğazı ağrıdı diye acil servisleri doluşmuyor. Özel Hastaneler, hastanın cebine değil ağrıyan yerine bakıyor.

*/*/*

İnsanlar kendilerine söylenenlere öyle hemen inanmıyorlarmış. Yapılan yanlışlıkları körü körüne kabul etmiyorlarmış. Yalanların farkına varmaya başlamışlar… Birden okullarda 2.yarıyıl dönemi başlamış. Komşu çocuklarını ehil şoförlü servise bindiriyordu ki ter içinde uyandım. Meğer gördüğüm bir rüyaymış. Böyle bir ülke var mı, diye düşünürken birden bir ses duydum. Birilerinin kapısı kırılırcasına dövülüyordu. Sabaha karşıydı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.