KORKAKLAR KAZANAMAZLAR

Fenerbahçe Galatasaray derbisi belki bu sezonun düğümünü çözecek son maç değildi ama kuşkusuz kalan maçlar arasında en çok beklenendi.

Peki, beklendiğine değdi mi?

‘Kocaman’ bir hayır!

Çünkü bu maçın diğer maçlardan hem güncel hem de tarihsel farklılığı vardı.

Ve öyle sadece bir taraf için değil, her iki takımı da kapsayan önemli farklılıklar…

Örneğin Galatasaray!

Rakibinin sahasında yine kazanamazsan tabelada 19 yazacağını biliyordu sarı kırmızlılar. Ya da diğer bir deyişle: Tarihe geçmek için gelen bu fırsatı değerlendiremezseniz siz de o ayıp istatistiğin bir parçası olacaktınız. Oldunuz da…

Bu maç aslında Fatih Terim’in galat-ı meşhur açıklamaları için bir nevi turnusol kâğıdı işlevi de gördü.

Neler demişti hafta boyunca Terim?

“Her zamanki oyunumuzu oynayacağız, oyun planımızdan asla vazgeçmeyiz, kazanmak için sahaya çıkacağız”

İnsan ister istemez bu açıklamaları yapan birinden dersine iyi çalışmış olmasını bekliyor. Y a da en basiti, daha iki hafta önce kısıtlı kadrosuna rağmen bu takıma deplasmanda 3 atan Teleset Mobilya Akhisarspor’un hocası Okan Buruk kadar Fenerbahçe’nin zaaflarını iyi analiz edeceği saflığına düşüyor…

Terim’in tüm bu sözleri aslında tribüne söylediğini dakikalar ilerledikçe hep birlikte gördük.

Yaptığı oyuncu değişiklikleri dahi maçı kazanmak için değildi. Kimse 82. dakikada oyuna aldığı Sinan Gümüş’ü falan hatırlatmasın. Maçın dökülen ismi Sofian Feghouli’ye o kadar dakika katlanmak bile başlı başına Terim’e negatif yazar…

Zaten Terim’in maç sonu yaptığı açıklamanın satır aralarını okuyanlar, hocanın aklında Kadıköy’e 19’u yazdırmamaktan çok Fenerbahçe ile olan puan farkını korumaya geldiğini anlamıştır.

Ya Fenerbahçe?

Yıllar boyunca sarı laciler için hayata dönüş maçı olan Galatasaray karşılaşması bu kez aynı zamanda şampiyonluğa tutunmanın da diğer adıydı.

Yani bu maçın telafisi yoktu.

Ya kazanacaktı Fenerbahçe, ya kazanacaktı!

Aksi takdirde ne 6 puanlık fark kapanabilirdi, ne de camianın şampiyonluğa olan o cılız inancı kalırdı.

Peki, Aykut Kocaman ne yaptı?

60. dakikaya kadar bizimle birlikte izledi maçı.

Ne zaman uyandı?

Galatasaray’ın en diri bir kaç isminden biri olan Fernando Reges’in sakatlanıp 59. dakikada oyundan çıktığında.

Vasat Mehmet Ekici’yi alıp Alper Potuk’u oyuna sürünce işin renginin nasıl değiştiğini hep beraber gördük.

Üstüne Jose Fernandao ve Mathieu Valbuena da girince Fenerbahçe’nin Galatasaray yarı sahasına nasıl çöktüğüne tanık olduk.

Ama Kocaman’ın tüm bunları oyunun son bölümüne saklaması Fenerbahçe’nin belki de bir şampiyonluğuna daha mal oldu.

*** *** ***

Bu derbide ne Terim, Akhisar’ın 3 attığı Fenerbahçe’yi yenmek için bir cesaret kırıntısı gösterdi,

Ne de Kocaman, her deplasmanda dağılan Galatasaray’a nefes aldırmayacak bir yürekle çıktı sahaya…

Sonuç olarak başlığa dönecek olursak, evet korkaklar kazanamazlar!

Kazanamadılar da…

MAÇIN EN İYİLERİ

Hem Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel, hem de Galatasaray kalecisi Fernando Muslera bu maçın kilit isimleri oldular. Kurtardıkları sayısız pozisyonda rakip futbolcuların beceriksizliklerini görmezlikten gelmesek de kalecilerin de haklarını teslim etmek lazım.

Oyuna sonradan giren Alper ve Galatasaray’ın Japon sol beki Yuto Nagatomo da alkışı hak eden diğer oyuncular oldular.

MAÇIN EN KÖTÜSÜ

İlk düdükten son düdüğe kadar maçın en kötüsü, o düdüğü kullanan hakem Bülent Yıldırım’dı. Vermediği sarı ve kırmızı kartlar, çalmadığı penaltıyla eyyamın kralını yapan ‘tecrübeli’ hakemin en büyük şansı sahadaki oyuncuların kötü niyetli olmamasıydı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.