Son yazım ile ilgili çok hoş geri dönüşler aldım. Değerli ilginize bir kez daha can-ı gönülden teşekkürler ederim

Yazımın sonunda E-mail adresimi de vermiştim. Gönderilen cevaplara hiç vaktim olmadığında bile en az bir ikonla da olsa cevap verme alışkanlığım var. Bununla gurur duyuyorum.

İki okuyucu eleştirisi dikkatimi çekti, bu yazımla onlara cevap vermek istiyorum. Böylece hem çok değerli okuyuculara yazılarımı okuduğu ve tenezzül ettiği için teşekkür etme fırsatı bulmuş olacağım hem de bu yazı vasıtası ile her okuyucunun olumlu da olumsuz da olsa değerlendirmelerinin dikkate alındığını gösterme imkânı bulmuş olacağım.

Önce olumsuz eleştiri yapıp, sosyal medya sayfalarından beni sileceğini, takip etmeyeceğini ve bugüne kadar beni izlediği ve albümlerimi aldığı için çok pişman olduğunu söyleyen değerli hanımefendiye cevap vermek istiyorum;

Bana yapılan eleştiri şu; Garsonları aşağılamışsın!

Son yazımı inceleyerek cevabımı okursanız sanırım daha doğru bir bakış açısı da ortaya çıkacaktır…

Konuyu hatırlatayım;

Japonya’da bir restoranda maymunlar çalışıyor!

Buradan bana bir eleştiri çıkartılamaz! Bu bir gerçek, konu ile ilgili haber linki yazımda var. Ayrıca medyada bu konu çok geniş yer buldu… Herkes araştırıp görebilir. Yani garsonları kendi kafamda maymuna benzetip bir kurgu yapmadım!

Yazımda ise maymunların hangi sebeplerden dolayı emperyal akıl için çok kazançlı olduklarını açıkladım.

  • Tabak kırmıyorlar, bu sermaye için kazanç
  • Sadece işlerini yapıp, iş dışında başka bir şey yapmıyorlar, bu da kazanç
  • Zam yok, muz veriyorsun çalışıyorlar, bu da kazanç

Garsonluk bir meslektir ve ekmek parası kazanmak için ayıp yoktur. Eğer benim bunu aşağıladığım düşünülürse, ben kişinin niyetinden kuşku duyarım.

İşçi çocuğuyum, bununla onur duyuyorum, hiç saklamadım ve işçi babamın yedirdiği ekmekle eğitim alıp, Allah’ın izni ve takdiri ile de bugünlere geldim. Konservatuarda eğitim alırken o kadar yokluk vardı ki ancak burs ile okuyabildim. Bu sebeple de geceleri çalışırdık, bütün konservatuvar arkadaşlarım şahittir; Geceleri restoranlarda bulaşık yıkar, harçlığımızı çıkarırdık. Garsonluk yapmadım ama bulaşıkçılık yaptım. Yani kimseyi aşağılayamam, çünkü kendimi de aşağılamış olurum. Bunlar benim övüncüm, utancım değil.

Yazımda ise emperyal aklın istihdam yaratırken, kar-zarar, gider üzerinden işlem yaptığını, insan hakları üzerine çok da düşünmediğini, sadece tasarladığı işin en iyi şekilde yapılmasını hedef aldığını anlattım.

Eğer bir garson aldığı parayı hak etmek ve helal para kazanmak istiyor ise, çalıştığı restoranın en yoğun hizmet verdiği saatte işten kaytarıp, telefonundaki dijital oyunlarla kelime oyunu oynamaya kalkarsa bu düzgün ve takdir edilmesi gereken bir davranış olur mu?

Konu budur ve bu her meslek için geçerlidir

Şimdi biz garsonluk mesleğini karalamak için mi yazı yazmış olduk yoksa kötü ahlak sahibini mi yermiş olduk?

Sanırım yeterince açık oldu?

Yani “ Yaradılanı severim, yaradandan ötürü ” sözünün bilinci ile bir insanın yaratılışının bir hikmet üzere olduğunun bilincini unutmadan, yani onun varlığa tenezzülünün mutlaka bir sebep üzere olduğu bilinciyle ve bu noktada onun varlığına zem etmeden ama onun fiilini doğru bulmadığımızı belirtiriz.

Kişi ya da kurumu zem etmedik, genelleme yapmadık, fiilini zem ettik!?

Kimse “ Çirkin ” diye eleştirilemez. En azından insanlıktan biraz nasibini alan bunu yapmaz ama çirkin fiil eleştirilebilir. Buna hakkımız var. Bu bizim insanlık kriterimiz!

Bu bir sistem sorunu; Postanede sıra bekleyen insanlar varken, birisi işini yapmayıp Facebook sayfalarında gezinirse bu sistem sorunudur. Bu insanın bilinci yoktur. Başkalarına eziyet ettiğinin ya da hizmet onun görevi ve bu hizmet gereği kendisine maaş verilirken, onlara fayda yerine zarar verdiğini düşünecek vicdanı yoktur!

İkinci eleştiri ise “ Ben yazından bir şey anlamadım, çok karmaşık ” şeklinde oldu.

Buna bir cevap bulamadım ama aklıma “ Acaba anlayanlar benimle dalga geçiyor olabilirler mi? ” sorusu takıldı…

Cevabım kısa ve öz oldu ama yazım ve içeriği uzundu. Uzun yazımın asıl amacı ise bir kez daha vurgulayalım;

İşini iyi yapmayan ya da yapamayan kişilerin yerini gelecekte 4.0 dediğimiz endüstri alacak! Sistem yani emperyal akıl, bunun hukuk da dâhil alt yapısını hazırladı. Hatta savaşlarda bile bu robotlar kullanılacak!

Saygılarımla arz ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.