Galatasaray’ın deplasman kabusu devam ediyor. Demir Grup Sivasspor maçının ardından Kasımpaşa deplasmanında da sarı kırmızılı takımın yüzü gülmedi. Üstelik bu kez maçın ilk yarısını domine etmesine ve öne geçmesine rağmen kaybetti.

Kabul edelim, Fatih Terim’in işi zor. Badu Ndiaye ve Fernando Reyes ikilisiyle yola çıktıktan hemen sonra Tolga Ciğerci, Ryann Donk ve Selçuk İnan arasından bir ikili seçmeye mecbur kalmak kolay olmasa gerek.

Bunu söylerken saydığım oyuncuları kötülediğim anlaşılmasın. Ancak Ndiaye ve Fernando’nun Galatasaray’a kattıklarıyla diğerlerinin performansları gece ile gündüz kadar farklı. Dolayısıyla haftalardır orta sahası ‘muamma’bir takım konumunda artık Galatasaray.

Her teknik direktörorta sahası kadar güçlüdür. Fatih Terim de Donk-Ciğerci kadar güçlüydü bugün. Ya da başka bir deyişle Donk-Ciğerci kadar güçsüzdü…

Kaldı ki; Donk’un Galatasaray’a geldiği günden bu yana en faydalı oyununu sergilediğinin altını çizmem gerekiyor. Ancak dizinden sakatlanan Serdar Aziz’in ikinci yarıya çıkamaması Donk’un da 45 dakikalık resitalinin sonu demek oldu.

*** *** ***

Galatasaray’ın bir deplasmandan daha yenilgiyle dönmesi, haliyle Terim’in performansının da daha güçlü sorgulanmasına neden oluyor. Özellikle de oyuncu tercihlerinin.

Ben bu konuda Terim’in büyük bir hata yaptığını düşünmüyorum. Zira Younes Belhanda’yı kenarda oturttuğu bazı maçlarda 10 numara pozisyonunda Sofian Feghouli’yi gördüğümüzde onun yeri 10 numara değil açık pozisyonudur diye eleştirmiştim.

Bu maçta cezalı Belhanda’nın yerine forvet arkasında Selçuk’u kullandı. İyi de yaptı ama arkadaki ikili Donk-Ciğerci olunca ve bunlardan iyi olanınıda ikinci yarıda stopere çekince yandı gülüm keten helva!

Terim’in en çok eleştirildiği konulardan birisi de Mariano Ferreria’yı bir kez daha yedek kulübesinde oturtup 90 dakikayı Martin Linnes’le tamamlamasıydı. Linnes’in bariz bir hata yapmadığı maçta “Mariano oynasaydı dahi iyi olurdu” demenin mantığını anlamak zor…

Bence Terim’in en çok sırıtan eksikliği aksayan oyuncuları değiştirmek için zamanında hamle yapmamasıydı. Maalesefbu duruma daha önceki bazı maçlarda da tanık olmuştuk. Feghouli ve Ciğerci hamleleri bu bakımdan geç yapılmış hamlelerdir.

“BAYILDIKTAN SONRA DAHA GÜÇLÜ DONÜYORMUŞ”

Maçın başında Bafetimbi Gomis’in kısa süreli fenalaşması, izleyen herkesin yüreğini ağzına getirdi. Ama bu durum Gomis’i takip edenler için zaten bilinen bir şeydi. Daha önce hem Fransa’da hem de İngiltere’de oynarken birkaç kez aynı sorunu yaşayan birisi Gomis. Ve muhtemelen bundan sonra da yaşanacaktır.

Bana garip gelen Gomis’in bu durumu yaşadıktan sonra oyuna geri dönebilmesiydi. Tamam, böyle bir olayın ardından sporcu kendini iyi hissederek sahaya dönmek isteyebilir ama Galatasaray sağlık ekibinin buna onay vermesini pek doğru bulmuyorum. Daha maçın 7. dakikasında fenalaşan bir sporcunun en azından bu maç dinlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.

İşin aslını Terim’in maç sonu demeciyle kavradım:“Gomis'in mukavelesinde böyle bir şey var zaten, zaman zaman oluyormuş. Ama doktorlarımızın da söylediği, olduktan sonra daha güçlü dönüyormuş. Yoksa Eren'i hazırladım, çıkmak da istemedi."

Yani Galatasaray sağlık ekibine göre Gomis sahada fenalaşınca daha güçlenen birisiymiş.

Öldürmeyen her acı güçlendirirmiş ya hani. Gomis’inki de o hesap yani…

Şaka gibi…

DEPLASMAN FOBİSİ!

Terim’in yaptığı diğer bir garip açıklama Igor Tudor döneminin de en büyük eleştirilerinden biri olan ve Hırvat teknik direktörün gönderilmesine yol açan deplasman mağlubiyetlerine ilişkin oldu.

“Bu sorunu bu sene çözemeyeceğiz herhalde” diyen Terim,  sıkıntının hallolabilmesi için en erken mayıs ayını hedef gösterdi. 
Elimizi vicdanınıza koyalım:  Benzer bir açıklamayı Tudor ya da Jan Olde Riekerink yapsaydı medya yarın “Bavulunu topla hoca” diye başlık atardı.
Şampiyonluk yarışında çok ciddi 3 rakibinin olduğu bir sezonda “Ben öğrenmem, öğretirim” sözüyle tanınan bir teknik adamın deplasman fobisine dair çözüm üretemeyeceğini açıklaması büyük sıkıntı.

Zira birkaç benzer skor daha gelirse Terim gibi kredisi yüksek ve camia tarafından sevilen bir ismin dahi takımın başında Mayıs ayını görememe ihtimali var.

Olur mu?

Bunu Terim’in tercihleri belirleyecek…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.